Site içi arama

Çocukların MİT'in sayfasında işi ne?


Çocuklara, internet üzerinden istihbarat teşkilatını oyunlarla anlatmaya çalışan MİT eleştiriler üzerine ‘çocuk’ sayfasını yeniledi. Ancak uzmanlara göre içerik yine çocuk gerçekliğine uygun değil, güven duygularını zedeleyici. Çocuğun taraf yapılması çabasının var olduğunu belirten uzmanlar soruyor: “Neden böyle bir sayfaya gerek var?”
MİT ‘halka açılma’ politikası kapsamında geçen sene internet sitesini yenilerken bir de çocuk sayfası oluşturmuştu.

Küba: Parasız eğitimin çocuklardaki etkisi


Küba’da çocuklar ve gençler, kendilerine sunulan parasız eğitim, parasız sağlık hakları sayesinde, fiziksel ve zihinsel yeteneklerini tam olarak geliştirebilmenin tadını çıkartmaktalar. 
Küba’da, tutuklu bulunan herhangi bir çocuk var mı!
Şayet bunu doğrulayan, herhangi gerçek bir şey bulunsaydı, bu, Amerika Birleşik Devletleri’ni ve Miami’deki Küba karşıtı mafyayı çok sevindirirdi. Ayrıca bu, devrime karşı süren topyekûn medyatik savaşın, zincirlerinden boşanmasına da neden olurdu.

Bir tuhaf ve gizemli sanat miti: Ağlayan çocuk tablolarının sırrı ne?

Sanat eserlerinden doğan mitlere yabancı ve uzak bir kültüre sahip Türkiye’de bir merhamet sembolü; dünyanın kalanında tuhaf esrarlı bir mitin kaynağı. Latin Amerika’da ise yerli gelenekleriyle Latin Amerika Hıristiyanlığının harmanlanması sonucunda oluşan büyük bir şehir efsanesi. yeni Harman, yerli mitlerinden ve kültüründen beslenen 80 kuşağı çizer, yazar ve aydınların ağzından Ağlayan Çocuk’un Latin Amerika Kültüründeki izini sürüyor.
1980’li yıllarda hatıra defteri ya da günlük tutanlar, Ağlayan Çocuk’a hiç de yabancı değillerdir. Zira o yıllarda kapağında Ağlayan Çocuk olan hatıra defterlerine şiirler yazmak, arkadaşlara imzalatmak neredeyse bir gelenekti. Ama aslında Sızıntı Dergisi’nin de ilk kapak resmi olan ve Türkiye’de o masum yüzlü çocuğun ağlıyor olmasından kaynaklanan bir merhamet duygusuyla yaklaşılan ünlü Ağlayan Çocuk (The Crying Boy / El Niño Llorón) tablosu, bazı Avrupa ülkelerinde ve Latin Amerika’nın neredeyse tamamında enteresan bir şehir efsanesinin baş kahramanı.

Türkiye çocuk edebiyatında vasatlık


Çağdaş Türkiye çocuk ve gençlik edebiyatında döne döne işlenen bazı konuların varlığı dikkat çekiyor: Okula başlamak, aileye yeni bir üyenin katılması/kardeş kıskançlığı, doğa ve hayvan sevgisi /çevrecilik, ilk ergenlik sıkıntıları, dostluk ve dayanışma, tarihsel eser kaçakçılığı… Liste uzatılabilir.

Çocuk Ateşi

Çocuk Ateşi (Children’s Fire: Kuzey Amerika’da eski bir Kızılderili deyişinden yola çıkılarak başlatılan bir çocuk hakları hareketi) bir vaadle başlamıştı: “Çocuklara zarar verebilecek hiçbir kanun hiçbir eylem hayata geçirilemez.”
Birkaç yıl önce gittiğim bir doğa kampında Mac adlı bir adamın ilham verici bir konuşmasını dinledim. Mac Embercombe adlı İngiltere merkezli bir sivil toplum kuruluşunu yönetiyor. Konuşmasında Kızılderili kültüründeki “çocuk ateşi” kavramından söz etti. Dünyanın, gelecek kuşakların ve hayatın sürdürülebilirliği meselesi merkeze alınarak yönetilmesinin ne anlama gelebileceğini sordu bizlere. Çok etkileyici bir konuşmaydı. Kenya’da bizim de “çocuk ateşi”ne benzer deyişlerimiz var. Örneğin dünyanın sahibi olmadığımızı, onu çocuklarımızdan ödünç aldığımızı söyleriz.

Ders kitaplarında bilgi değil gelenek hakim olsun

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ders kitaplarının incelenmesinde, değerlendirmeye esas olacak kriterleri yeniledi.“Fareler ve İnsanlar” ve“Şeker Portakalı” gibi eserleri öğrencilerine tavsiye eden öğretmenlerin soruşturma geçirmesi ile eleştirilen MEB, edebi eserlerin ardından ders kitaplarında da tartışılacak bir düzenlemeye imza attı. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, 14 Ocak’ta daha önce yenilenen Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırladığı “Taslak Ders Kitaplarının İncelenmesinde, Değerlendirmeye Esas Olacak Kriterler”i yayımladı. Böylece kurul, daha önce her ders için ayrı ayrı hazırladığı inceleme kriterlerini birleştirmiş oldu. Değişikliğe göre, taslak ders kitaplarının içeriği “anayasa ve yasalara uygunluğu”, “bilimsel olarak yeterliliği”, “eğitim ve öğretim programının kazanımlarının gerçekleştirme yeterliliği” ve “görsel ve içerik tasarımının, öğrenmeyi destekleyecek nitelikte olması ve öğrencilerin gelişim özelliklerine uygunluğu” genel kriterlerine göre değerlendirilecek. Ancak bu kriterlerde kullanılan bazı ifadeler “kime göre, neye göre” sorularını gündeme getirecek.

İzmir'de Roman çocuklara fişleme!


Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER), İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okullarda Roman öğrenci tespitinin fişlemeye yönelik olduğunu iddia etti. Milli Eğitim İl Müdürlüğü ise devamsızlığı kontrol etmek için bunu yaptıklarını öne sürdü.
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okullarda Roman öğrenci tespiti ile ilgili çalışmasına ÖVDER tepki gösterdi. Okullardaki Roman öğrencilerin yapılan tespit çalışmasıyla fişlendiğini öne süren ÖVDER İzmir Şube Başkanı Orhan Yüce, Milli Eğitim İzmir İl Müdürlüğü'nün okullara '2011- 2012 eğitim öğretim yılında 8. sınıftan mezun olup öğrenci sayılan ve ilimiz ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrencilerden, 9. sınıfa devam etmeyen Roman öğrenci sayısını bilmemiz gerekiyor. 9. sınıfa devam etmeyen Roman öğrencilerin sayısı tespit edilmeli' diye yazı gönderdiğini açıkladı.

Çocuk Hakları İhlal Raporu / Temmuz - Eylül


Göç Vakfı başta ülke içinde zorla yerinden edilme uygulamalarından etkilenmiş çocuklar olmak üzere tüm çocukların yaşadıkları sorunlara yönelik çözüm politikaları ve yaklaşımları geliştirmenin gerekliliğinden hareketle hazırladığı, Ekim-Aralık 2012 dönemini kapsayan 4. Çocuk Hakları İhlal Raporu'nu duyurdu.
Çocukların yaşadıkları hak ihlallerini görünür kılmayı amaçlayan raporda şu ifadelere yer verildi.

Kriz dönemlerinde çocuk evlilikleri artıyor

BBC Türkçe servisinin haberine göre küresel resesyon, yani ekonomik ilerlemenin yavaş olması veya yerinde sayması, en fazla kadınları ve kız çocukları etkiliyor. Küçülen ekonomilerde bebek ölümleri, açlık, çocuk evlilikleri ve cinsel taciz artıyor.
Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü ve çocuklara yardım örgütü Plan International'ın raporuna göre küçülen ekonomilerde bebek ölümleri artarken, daha fazla sayıda kadın ve kız çocuğu açlığın pençesine düşüyor ya da cinsel tacize uğruyor.

Bu Çocukların Gözlerinde Ne Görüyorsunuz?


Bale ve Fransızca öğreniyor, Kalaşnikof koleksiyonu yapıyorlar. Rus milyarderlerin çocukları kendilerine büyük bir gücün miras olarak bırakılacağı bilgisiyle yetiştiriliyorlar. Fotoğrafçı Anna Skladman birkaç yıl boyunca bu çocukları ziyaret ederek fotoğraflarını çekti… Aşağıdaki fotoğraflar ve Skladman’ın notları bir hayli öğretici…