Site içi arama

Elif bugün okula gelmedi…

Adalet Bakanı geçen hafta “Türkiye’nin tecavüz, çocuk istismarı ve taciz suçları” haritasını açıkladı. Görünen o ki İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin tüm illerinde çocuklar taciz ve tecavüze uğruyor.
Açıklanan verilerin sadece ‘kayda girebilenler’ olduğunu unutmayalım. Malum Türkiye’de yaşıyoruz; tecavüzün, tacizin, işkencenin sınırı da, şiddeti de çok muğlak...
CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Mecliste konu bir an evvel araştırılmalı,” diyor.
Meclis zahmet eder, gerekli görür, ciddiye alır, vakit ayırır, durumun vehametine ikna olursa araştırır elbet…
Araştırma sonuçlarında da aslında bunların ‘münferit’ vakalar olduğunu öğrenir, rahatlarız.

Cezaevindeki Çocuklar Neyin Cezasını Çekiyor?


Türkiye'deki cezaevleri dolup taşar, yeni yargı paketleri açıklamaları peş peşe gelirken ironik olarak demokratikleşmenin 'hızlandığı' bir dönemde yine bir cezaevi haberi geldi. Devletin sistematik tecavüz, istismar, işkence ve cinayet mekanları olan cezaevleri son birkaç yılda çoğunlukla çocuk mahkumların yaşadığı kötü muamele olarak adlandırılan olayların 'patlak' vermesiyle gündeme gelir oldu. Cezaevlerinin sindirme misyonu çerçevesinde mahkumların revir hakları yok edilir, işkenceler ve tecritler olağanlaş(tırıl)ırken 2 bini aşkın çocuk mahkum, sayılanların yanı sıra toplu tecavüzler, içerideki çetelerin sömürüsüyle yaşamak zorunda bırakılıyor. Geçtiğimiz yıl Adana'nın Pozantı ilçesindeki cezaevinde çocukların İnsan Hakları Derneği'ne gönderdikleri mektuplarla ortaya çıkanlar Türkiye'nin dört bir yanındaki çocuk mahkumların ortak kaderlerini yansıtıyordu. Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu'nun hazırladığı rapor Pozantı'da devletin varlığının kanıtı.

Taş Atan Çocuklar 'İçeri'de
Son beş yılda özellikle kürt coğrafyasındaki protestolarda göz altına alınarak tutuklanan yüzlerce 'taş atan çocuk', cezaevlerinde devletin benzer bir yüzüyle daha karşılaşıyor. Başta Diyarbakır, Adana, Batman ve Mersin illerinden olmak üzere 'yasadışı örgüte üye olmak' suçuyla suçlanıp tutuklanan çocuklar cezaevilerinde ırkçılık ve eril devletin tecavüz kültürüyle baş başa bırakılıyor.
Geçtiğimiz günlerde ise İzmir'de bulunan Şakran Cezaevi'ne gelen şikayetler üzerine incelemeler yapmak üzere giden Çağdaş Hukukçular Derneği çocuk mahkumların sistematik olarak işkence gördüklerini ve çocuk mahkumların tecavüzle tehdit edildiğini ve bir çoğunun da tecavüze uğradığını belirten bir rapor hazırladı. Cezaevlerinin basına yansıyan konforlu görünümünün yerle bir olduğu işkence ve tecavüz vakaları gerici ve yandaş basın tarafından ört bas edilmeye çalışılsa da Şakran Cezaevi'nde yaşananlar hakikati tekrar görünür hale getirdi. Pozantı Cezaevi'nde işkenceye ve tecavüze mağruz kalmış çocuk mahkumların durumunu gizleyemeyen Adalet Bakanlığı, Pozantı'daki çocuk mahkumları Şakran Ceaevi'ne ve diğer cezaevlerine nakil ettirerek konunun kapanması için yoğun çaba harcamıştı. Şakran Cezaevi'nde çocukların mağruz kaldığı durumları raporlayan Çağdaş Hukukçular Derneği ve Gündem Çocuk Derneği'nin sunduğu veriler 'içeri'de yaşananların boyutlarını göz önüne seriyor.

Sadullah Ergin Benim Arkadaşım
Pozantı Cezaevi'nden nakil edilmiş çoğu Mersinli çocuk mahkumlara bizzat cezaevi müdürü tarafından şiddet ve kötü muamele uygulanıyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in arkadaşı olduğunu söyleyen cezavei müdürü odasında bulunan Atatürk posterini göstererek 'benim arkam sağlam, bana kimse dokunamaz' diyerek çocuklara işkencenin önünü açıyor.

Çocuklar 'kurtulmak' İçin İntihar Ediyor
Çocuklar deterjan içerek intihara teşebbüs ediyor ya da kendilerine zarar vererek nakil olmaya çalışıyorlar. İntihara teşebbüs eden çocuklar Birkaç gün revire kaldırıldıktan sonra tekrar cezaevine gönderilyor.

Sistematik İşkence
Şakran Cezaevi 1. Müdürü Emrullah ve 2. Müdür Ercan tarafından ve bu müdürlerin gözetiminde gerçekleşen ağır işkence, dayak, cinsel tacizve tecavüz olaylarının yaşandığı Şakran Cezaevi'ndeki 15 ve 16 yaşlarındaki iki çocuktan alınan bilgilerle taspit edildi. Çocuklar 'süngerli oda' olarak tabir edilen odada kameralar kapatılarak saatlerce kaba dayaktan geçiriliyor. Cezaevi 2. Müdürü olan Ercan çocukları hortumla dövüyor.

Irkçılık Şakran'da Sürüyor
Şakran Cezaevi'nde bulunan İzmirli çocuklara nispeten daha iyi davranan cezaevi yönetimi Pozantı'dan nakledilen çocuklara karşı ırkçı propanga yapıp akran şiddetini körüklüyor. Vücutlarında üç hilal dövmesi bulunan çocuklar nakille gelen çocuk mahkumlara fırsat buldukça saldırıyor ve tehdit ediyor.

Cezaevi müdürü bizaat çocukları 'cinsel koğuşa göndermekle' tehdit ediyor. Telefonda yakınlarıyla görüşen çocuklar cezaevi koşullarından bahsetmeye kalktıklarında telefon kesiliyor ve ceza alıyorlar, jandarmalarca ağır şekilde darp edilen bir çocuk mahkum tedavi görmeden 50 gün boyunca hücrede bırakılıyor, çocuklar cezaevinde yaşanılanları dışarıya aktarmak istediklerinde aileleri tarafından da ceza almaları endişesiyle engelleniyor, çocukların neredeyse hepsi uyku hapları sayesinde uyuyabiliyor ve ciddi psikolojik sorunlar yaşıyor.

Şefkatli Devlet Çocuklarını Koruyor mu?
Adalet Bakanlığı bünyesinde geliştirilen Ceza İnfaz Reformu'nun internet sitesine girerseniz koskoca puntolarla sizi şu söz karşılıyor: “Ceza İnfaz Reformu'na bir bakın. Tek kaybedeceğiniz önyargınız” Adalet Bakanlığı'nın övünerek bahsettiği cezaevlerindeki rehabilitasyon çalışmalarında ise şu başlıklar göze çarpıyor; “Ankara'da Opera, Kırşehir'de Çocuk İhmal ve İstismarı Sempozyumu , Tarsus'ta İnsan Hakları ve Vatandaşlık Hakları Konferansı” Önyagılardan kurtulması gerekenler, bu önyargıları üreten ırkçı, faşist ve gerici kafaları taşıyanlardır. Bizlerin haklı önyargılarımız var: Cezaevleri devletin ve siyasi iktidarın sindirme, taciz ve tecavüz merkezleridir.

Çocuklar Neyin Cezasını Çekiyor?

Hangi insan ne suç işler de sistematik biçimde dayağı, işkenceyi, cinsel tacizi ve tacüvüzü hak eder? Çocuklarının geleceğini her şeyin üstünde gördüğünü söyleyen bir toplum neyle bu kadar afyonlanır ki görmez duymaz olur Ceylan'ın, Ahmet'in, Uğur'un, nicelerinin ve cezaevlerindeki 2 bini aşkın çocuğun sesini, yaşadıklarının insanlıkta yarattığı çatırdamayı. Demkratikleşme ve kürt sorununda çözüm yalanlarıyla halkı kandırmayı kendine görev edinmiş AKP ve AKP'nin anayasa şakşakçıları cezaevlerindeki çocuk mahkumların yaşadıklarını görmezden gelerek failin bir parçasını oluşturuyorlar.

Çekirdek Çocuk 

Şakran Cezaevi’nde cezaevi müdüründen çocuklara tehdit: Sizi cinsel koğuşa göndereceğim

İzmir Şubesi, İzmir Aliğa Şakran Ceza ve İnfaz Kurumları Kampusu’nde bulunan Çocuk ve Gençlik Cezaevi’nde çocuk mahkumların maruz kaldığı cinsel şiddet,  şiddet ve  tecavüz iddialarını rapor etti.
Gündem Çocuk Derneği- Çocuk Hakları Merkezi’nin raporuna göre,  Şakran Cezaevi’nde çocuklara 60 güne varan hücre cezaları veriliyor. Cezaevi müdürü, “Sizi cinsel koğuşa göndereceğim”  diyerek çocuklara gözdağı veriyor. Cezaevi’nde Pozantı rezaletin ortaya çıkmasından sonra kapatılan Pozantı Cezaevi’nden gelen Mersinli çocuklara özellikle işkence ve kötü muamele var.  Gündem Çocuk, cezaevlerinde kaygı uyandıran  ‘etnik köken’  baskısına dikkat çekiyor ve “Cezaevi’ndeki çocuklar ırkçı şiddetten korunmalıdır” diyor.

Hayat Bilgisi ...

Hayat Bilgisi, ilkokulların ilk üç sınıfında mihver (önemli, eksen, temel ders) olarak okutulan dersin adıdır. Hayat Bilgisi dersi, okul eğitiminde alınan tüm derslerin omurgasını oluşturur. Dersin asıl amacı, okula başlayan çocuğa kendisini, sosyal hayatı, doğayı ve bunlar arasındaki ilişkileri basitten karmaşığa doğru kavratmaktır. Diğer bir amacı da akademik öğrenme düzeyine erişmemiş yaştaki çocukları ileride karşılaşacakları diğer disiplinlere hazırlamaktır. Ders, kavramlara başvurmadansosyaledebiyat, matematik, fen bilimleri konularının temel yaklaşımlarının öğrenci tarafından sezgi yoluyla öğrenmesini sağlar.

ABD'de son 5 ayda 71 çocuk ateşli silah nedeniyle öldü

ABD'de sadece son 5 ay içinde 71 çocuk ateşli silahla vurulma sonucu hayatını kaybetti. Çocukların 40'ı kaza sonucu hayata veda ederken 31'i ise saldırı sonucu öldü. Vakaların çoğunun yeni silah yasasına karşı olan güney eyaletlerinde meydana gelmesi dikkat çekti.
Kaza sonucu ölen çocukların birçoğu yakınlarına ait silahlarla oynarken kendini vurdu. Geçtiğimiz günlerde Florida'nın Tampa şehrinde, amcasının silahıyla oynayan 3 yaşındaki Jadarrius Speights bunlardan biri. Salonda bulunan ve amcasına ait olduğu bildirilen silahı kurcalayan Speights, kısa süre sonra yanlışlıkla kendini vurdu. Speights olay yerinde hayatını kaybetti. 
Kansas şehrinde yaşayan 4 yaşındaki Trinity Ross, oyun arkadaşı tarafından evlerinin salonunda bulunan ve babasına ait olduğu belirtilen silahla yanlışlıkla vurularak öldürüldü. Ohio'da Alexandra Brown (10) ise babası tarafından vurularak öldü. Baba tutuklandı.

Bir Pozantı daha...

Antalya L Tipi Cezaevi'nden bir ay önce tahliye olan ve ismini vermek istemeyen bir yurttaş, M.L.B. ve Pozantı'dan Antalya'ya sevkedilen S.Ö. adlı çocukların hem önceden kaldıkları çocuk koğuşunda hem de 18 yaşını doldurmalarının ardından alındıkları yetişkinler koğuşunda, defalarca tecavüze uğradıklarını iddia etti. 

2012 yılında Pozantı M Tipi Cezaevi'nde "vahşet" olarak nitelendirilen çocuklara yönelik taciz ve tecavüz uygulamalarının hafızalardaki yeri henüz tazeyken, cezaevlerinde yaşanan taciz ve tecavüz iddialarından bir yenisi de Antalya L Tipi Cezaevi'nden eklendi. 

R.Ç. Cinayetinde Suçu Baba Üstlendi

Diyarbakır'da eşcinsel olduğu için öldürülen R.Ç. davasında, sanık baba suçu itiraf etti. SPoD LGBT avukatları, "Bu babanın tek başına işlediği bir suç değil, suça amcalar da ortak" diyor.
Diyarbakır'da eşcinsel olduğu için 17 yaşında öldürülen R.Ç.'nin babası ve iki amcasının ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasıyla tutuklu yargılandığı davanın beşinci celsesinde sanık baba suçu üstlendi.

Oğlunun ölümünden sorumlu patrondan şikayetçi olmadı


Adana’da, 13 yaşındaki Ahmet Yıldız'ın başının plastik enjeksiyon makinesine sıkışması sonucu öldüğü fabrikanın sahibi 30 yaşındaki Ali Koç'un yargılamasına devam edilirken, baba 51 yaşındaki Mustafa Yıldız maddi ve manevi zararlarının karşılandığını belirterek sanıktan şikayetçi olmadı.
Olay, 14 Mart 2013'de merkez Yüreğir İlçesi Keresteciler Sitesi'ndeki Koç Plastik'te meydana geldi. İlkokul 7'nci sınıf öğrencisi Ahmet Yıldız, okuldan arta kalan zamanlarda plastik fabrikasında çalışmaya başladı. Yaklaşık 2 ay çalışan Ahmet Yıldız'ın başı, numuneleri almak isterken plastik enjeksiyon makinesine sıkıştı. Yaralanan çocuk, işyeri sahibi Ali Koç tarafından Adana Devlet Hastanesi'ne götürüldü. 

Allah'ın takdiri Ahmet Yıldız'ın katilini affettirir mi?


Adana'da okul harcamalarını karşılamak için çalıştığı plastik fabrikasında geçirdiği iş kazası sonucu yaşamını yitiren Ahmet Yıldız hakkındaki dava görüldü. 14 Martta meydana gelen olayın ardından iş yeri sahibi Ali Koç, Ahmet' bir arabanın çarpıp kaçtığını iddia etmişti. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Ahmet'i hastaneye getiren iki kişinin verdiği ifadeler çelişkili olmasının ardından Ahmet'in doktoru durumun trafik kazası değil 'iş kazası' olduğu yönünde rapor tuttu. Bilirkişi raporunda da iş yeri sahibi Ali Koç'un tam kusurlu olduğu belirtilince 'patron' tutuklu olarak yargılandı. 

Okul temizliği öğrencilere: Hem ‘zorunlu bağış’, hem ‘zorunlu hizmet’

Ankara’nın Keçiören ilçesindeki İncirli Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde öğrenciler, okullarının tuvaletlerini temizlemeye zorlanıyor
Okullardaki temel hizmetlere bütçelerden ayrılan payın, eğitimdeki piyasalaştırma politikaları doğrultusunda asgari düzeye indirilmesiyle birlikte ortaya çıkan sorunlar, veliler ve öğrencilerin işçileştirilmesiyle çözülmeye çalışılıyor. Velilerin okulların temizliğini yapmaya zorlanmasının ardından Ankara Keçiören’de öğrenciler de okullarının temizlik işlerini yapmaya başladı.